Yakın Geçmişte Star Açık Görüş’te yayımlanan, “Vaiz ve Cemaat Vesayetine de Hayır!” başlıklı yazımı, “Anadolu
topraklarında narenciye ve hububattan daha çok Celali, Babai
isyancısının yetişmesi ve bu isyancıların çok kere Şeyh, Hacı, Hoca gibi
namlarla temayüz etmesi, akl-ı selim ve sağduyu sahibi herkesin
üzerinde durup düşünmesi gereken çok önemli bir meseledir. Vesayet bu
ülkenin ve milletin kaderi olmasa gerektir. Tek Parti vesayeti biter,
Asker vesayeti başlar; bu vesayet biter bitmez sözüm ona “Vaiz” ve
“Cemaat” vesayeti başlar. Bu son olsun; artık yeter!” ifadeleriyle bitirmiştim.
Ne var ki son günlerde, XVII. yüzyıl Osmanlı toplumunda “Kadızadeliler” diye anılan vaizler çetesinin rolüne soyunmuş görünen ve kendisini dinî muhafız alayının başçavuşu gibi gören yeni yetme bir vaizin Kıssaların Dili adlı çalışmamızdan hareketle bizim bazı görüşlerimizi kendine ve ilk dönem Hariciler fırkasının “Lâ hükme illa lillah” ayetini sloganlaştırmasını anımsatan “Hüküm” adlı pespaye dergisine sermaye yapmasından anlaşılıyor ki bu memleketin külhanbeyi üslubuyla vaiz yetiştirmesi maalesef son bulmuyor, bulmayacak. Anlaşılan, Kadızadeli yobazlığı her daim din-iman adına huzur bozup rahatsızlık yaratacak.