Ramazan, Kadir Gecesi ve Mevsimlik Müslümanlıklar Üzerine
Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK ile söyleşi
1. Müslümanlar Ramazan ayını nasıl ihya etmeliler?
Bu soru dinî gelenekte hayli muhkemleşmiş bir yanlış algı ve anlayışa göndermede bulunmasından dolayı kanımca biraz sorunludur. Bilindiği gibi İslam kültür ve geleneğinde belli günler, geceler ve ayları ibadet ve taat içerikli birtakım fiillerle ihya âdeti vardır. Gerçi bu âdet bir yönüyle hadislere de dayanır veya dayandırılır. Muteber kabul edilen birçok kaynakta Hz. Peygamber’in Kadir gecesinin faziletinden ve Cuma günü duaların kabul edildiği bir zaman diliminden söz ettiğine dair çeşitli hadisler yer alır. Ancak bu hadisler sanki yanlış anlaşılmış veya müslüman halk kitlelerine yanlış yorumla aktarılmıştır. İlgili hadislerde Kadir gecesinin ve Cuma günündeki zaman diliminin tasrih edilmemesi, müslümanları dinî-ahlakî duyarlılık ve sorumluluk hususunda her daim müteyakkız kılmak ve bu amacı gerçekleştirmeye teşvik olarak birtakım günler ve geceleri önemli bir fırsat ve imkân olarak sunmak anlamı taşır. Ne var ki geleneksel algı ve anlayış burada söz konusu edilen fırsatı bir bakıma fırsatçılık olarak kavramıştır. Bilhassa modern dönem Türkiye’deki geniş halk kitlelerinin “mübarek gün ve geceler”deki yoğun dinî ilgileri ile sair zamanlardaki ilgisizlikleri kabaca mukayese edildiğinde dahi fırsatçılıkla ne kastettiğimiz daha iyi anlaşılır.
Kanaatimce, Ramazan ayına mahsus bir ihya tarzı söz konusu değildir. Bu münasebetle, “Her geceyi kadir bil” sözünü hatırlamak faydalı olabilir. Kur’an’da müminlerden söz edilirken, kâh ayakta, kâh oturur vaziyette, kâh yatar halde iken Allah’ı zikrettikleri belirtilir. Bu Kur’an ifadesi müminlerin sadece bu üç halde değil, hayatlarının her safhasında Allah’ı zikrettikleri anlamına gelir. Ancak zikir, tasavvuf geleneğindeki anlam ve kullanımıyla muayyen tesbih ifadeleri olarak anlaşıldığında, 7/24 zikrin imkânsız olduğunu söylemek izahtan varestedir. Bu sebeple, Kur’an’da müminlere izafe edilen zikrin hemen her hâl ve ahvalde Allah’ı hatırda tutmaya, O’na karşı saygılı ve sorumlu davranmaya karşılık geldiği özellikle belirtilmelidir.